17 Ağustos 1999…”Asrın felaketi” olarak nitelediğimiz Marmara depreminde binlerce insanımız enkaz altında can verdi, binlerce kişi sakat kaldı. Türkiye büyük bir felaketle karşı karşıya idi. O günün acısı bu gün de hafızalardan silinmedi.Anne babalarını, kardeşlerini kaybeden insanlar büyük bir sarsıntıyı yaşamalarına rağmen “hayata,yaşama devam!”diyerek yola koyuldular. Acılarını,dertlerini içlerine gömdüler ,suskunluklarını korudular.Onlar büyüklerdi ya çocuklar…Anne kokusuna,baba aşkına hasret kalan o çocuklara ne dersiniz? Onların hasret dolu bakışlarında eksik kalan sevginin izlerini görmemek imkansızdır. Hiç kimse onlara anne babanın verdiği sıcaklığı asla veremez,vermekleri de imkansızdır.Dünyanın en güçlü babası onların babasıydı,en güzel anne ise onların annesiydi.Nerede kaldı o güzelim günler? Nerede kaldı o sıcacık yuvalar,o mutlu anlar…Gece baş ucunda oturarak uyumasını bekleyen anne,kendisi yemeyip yediren anne,kendisi giymeyip onu giydiren anne.
Nerede kaldı baba nefesi? Kapıdan içeri girer girmez gözleri ile çocuklarını arayan babanın yerini dolduracak kimse var mı? Hani, sofra başında oturarak yavrularını etrafında toplayan baba…Onların babası…O çocukların babası…Dünyanın en güçlü,en yakışıklı babası.Neredeler?
Gölcük İhsaniye doğumlu Zuhal ve Erdal Ömür kardeşlerinin de yaşam tarihlerine yazılan o acı anlar, binlerce çocuğun yaşadıkları anlardır.O korkunc geceyi ,hafızalarda silinmez izler bırakmış o geceyi yaşayanlardan birileridir Zuhal ve Erdal kardeşleri.O geceden 10 yıl geçmiş,sözde her şey değişmiş.Ama değişmeyen bir şey var ki,o da biri birilerinden ayrı düşen insanlarımız,yuvası dağılan ailelerimiz,sakat kalan kardeşlerimiz,dünyasını değişmiş yurttaşlarımızdır.
Bu gün eğitiminde başarıya imza atan Zuhal Ömür geçen 10 sene içerisinde olup bitenlerle barışık olmuş,kardeşi Erdal'la hayatın yükünü omuzlarına almışlar.Tabii,sağ kalan amcası İlhan beyin de büyük desteği ile çocuklar yaralarını unutmağa çalışmışlar.Sakarya Üniversitesi Turizm ve İşletmeçilik bölümünün üçüncü sınıfında eğitim gören Zuhal Ömür’ün Darüşşafaka’da okuduğu zaman,yani depremden birkaç ay sonra yazdığı şiir defterini korumak için bana vermişti.Ben de onu bu güne kadar arşivimde tutmuştum.Yalnızlığı küçük yaşlarında tatmış,acılarla baş başa kalmış bir çocuğun hayat hikayesi bu sayfalarda yerini bulmuştu.Duygularını,özlemini,hislerini beyaz sayfalara dökmüş,yaşananların bir daha yaşanmamasını dilemiştir.Kim bilir belki de o gece rüyasında annesini,babasını,kardeşini görmüş,seslerine uyanmıştır. Zihnine güç vermiş olan o sesler Zuhal’ın da sımsıkı kaleme sarılmasına neden olmuştur. Kaybettiği annesi Havva,babası Hakkı,üç yaşlı kardeşi Nihal ve amcasının acısını küçücük kalbine gömen depremzede Zuhal Ömür okul defterine düşündüklerini inci gibi dökmüştür.Şiirlerinde hasretten kavrulan,ulaşa bilemeyeceği bir sevginin ateşinde yanan bir çocuğun haykırışı,duyguları yer almıştır.Şiirlere dokunmadan aynen sizlere aktarıyorum.
YETİM KALAN BİR ÇOCUK
Gel,şimdiki günümü
Bir de öbür günümü gör
Tek başıma kaldım,
Yapayalnızım ben.
Yetim kalmak ne demek ben bilirim
Yetim kalan çünkü benim.
Yapayalnızım burada
Annemi özlüyorum
Gel,şimdiki günümü
Bir de öbür günümü gör.
MİNİK KUŞUM
Çiçekler ne kadar güzeldir, değil mi?
Ama, benim çiçeğim
Açmadan soldu
Beni yalnız bırakıp
Uzaklara uçtu.
Ne yapacağımı bilemedim
Aramaya başladım
Aradım,aradım
Ve bulamadım
Yalnız kaldığımı hissedip
Aramayı bıraktım
Yalnız kalınca,bir az güldüm,
Bir az da ağladım.
DERDİMİ ANLATAMIYORUM
Ne kadar mutluydum
Ama,mutsuz olmaya başladım
Ailemi kaybedip,yalnız kaldım
Derdimi anlatayım dedim
Kardeşim de öldü.
Bıktım bu hayattan
Ölmek istiyorum ben
Ama ben ölünce,
Kardeşim ne olacak?
Yalnız kaldığını his edince,
Ağlayıp,zırlayacak.
AH AMCA, AH!
Bir amcam vardı öldü
Allah şükür,öbürü duruyor
Çok sinirleniyorum
Ama,onu seviyorum
Beni yalnız bıraktı
Uzaklara gitti
Yalnız kaldım burada,
Çok ağlıyorum ben.
YALNIZ KALDIM
Yalnız kaldım ben
Mutsuzum günlerce
Tek başınayım burada
Annemi özlüyorum ben.
Yalnızlığı şimdiden çekiyorum
Her şeyi öğrendim
Yalnız kalmanın ne demek
Nasıl olduğunu bile
Yalnızlık çok kötü
Sevgi yok mu sevgi
Annemi özlüyorum ben
Mutsuzum günlerce
Derdimi anlatıyorum
Ama, anlamıyorsunuz
Ne olur beni anlayın
Bırakmayın burada
İlk defa yalnız kaldım
Bir daha kalmak istemiyorum
Çünkü, yalnız kalmanın
Ne olduğunu biliyorum
Annemi özlüyorum ben
Mutsuzum günlerce.
ANNECİĞİM
Anneciğim,anneciğim
Seni özlüyorum ben
Anneciğim,anneciğim
Tek başıma kaldım ben
Anneciğim korkuyorum
Bırakma beni,yanıma gel
Geceleri üşüyorum ben
Ben açılınca,kim örtecek beni?
Ben korkunca,kim gelecek yanıma
Seni özlüyor,
Bunları düşünüyorum ben
Yalnız kaldığım zaman ağlıyorum
Yalnız kalmanın ne olduğunu biliyorum
Yalnız kalınca üzülüyorum
Anneciğim,anneciğim.
BU GECELER DE GEÇECEK
Bu geceler de geçecek
Buna inanıyorum
Ama,geçen günler
Geri gelmeyecek
Buna üzülüyorum ben,buna.
CANIM ANNECİĞİM
Anneciğim,anneciğim
Kim bana masal anlatacak
Kim bana ninni söyleyecek
Kim benim başımı okşayacak
Yalnız kaldım , desene
Her gün seni daha fazla özlüyorum
Yokluğunu hissediyorum
Yalnız kaldığımı hissediyorum
Rüyalarımda seni görüyor
Sana ulaşamıyorum
Anneciğim, anneciğim
“Anne” demek istiyorum
Yalnız kalıp ağlamak istiyorum
Sesimi duyurmak istiyorum
Ama, maalesef duyuramıyorum
Dedemin de senin yanında olmayışın
Beni bırakıp gidişin
Seni çok özlüyorum,anneciğim
Ne zaman yalnız kalsam
Hep sen aklıma geliyorsun
Senin o güler yüzün
Tatlı sesin aklıma geliyor,anneciğim.
BABACIĞIM
Sevgimi sana anlatamam
Seni seviyorum,babacığım
Nerdesin,nerede
Seni özlüyorum, babacığım.
Baba,baba demek istiyorum
Ellerinden öpmek istiyorum
Ne kadar güzeldi geçen günlerimiz
Hep bizim yanımızdaydın
Hiç bizden ayrılmayacaktın
Söz vermiştin,buna yemin etmiştin
Ama ne yazık ki,ölüm bizi ayırdı,
Başka yerlere götürdü
Beni de yalancı dünyada bıraktı
Alın yazımız böyle imiş
Ne yapa biliriz
Elimizden bir şey gelmez
Sen de öldün
Annemi kaybettim
Yetmiyormuş gibi
Bir de seni kaybettim babacığım.
Defterinin son sayfasında ise çerçeveye alınmış şu yazı vardı:
Adı ,soyadı: - Zuhal Ömür
Anne adı : - Havva Ömür --öldü
Baba adı: - Hakkı Ömür---öldü
Kız kardeşi: - Nihal Ömür--- öldü
Erkek kardeşi:- Erdal Ömür
(Zuhal Ömür,Özel Darüşşafaka Lisesi: 17 Ağustos.Ölüm günü )